Anlatan Kadın

Tarih: 22.08.2018 09:54

Bir Anne Bir Baba Eşittir Hayat

Facebook Twitter Linked-in

Aslında insanlık nimettir ve herkese nasip olmaz. Dünyada kiminin  yükü çok ağır olsa da, yükü az olandan daha çok şükür eder. Bir sonraki nefesine daha çok hâkimdir. Kendini en yalnız halinde  bile Allah?a adayışı bir başkadır. Şükürler yine vardır. Umutları gibi kendini motive eder ve yoluna devam eder. Allah hep karışımıza yıldızımızın barışık olduğu, şükürlü kullarıyla buluşturmayı nasip etsin.

 

Geçenlerde bir annenin bir yandan şükrüne, bir yandan da sitemine kulak misafiri oldum. Ayrılmış ve iki yavrusu olan annemiz, telefonda hararetli bir konuşma yapıyordu. Dayanamıyorum, artık çok yoruldum. Çocuklarımın bana ihtiyacı var diyor. Ver yansın ediyordu. Telefonun diğer ucundaki dostuna, neden babam beni okutup meslek sahibi olmama engel oldu diye, zamanında okuması için karşına çok fırsat çıkmış. Yalnız, babasının net tavrından dolayı okumamış. İş hayatına atılmış. En kısa sürede eşiyle tanışıp, evlenmişler. Hayatın zorlukları ve kültür farklılıkları yüzünden, iki çocuğunun ardından ayrılmışlar.

 

Baba vicdanen ve kanunen hüküm kurduğu hiçbir sorumluluğunu yerine getirmemiş. Velayetleri annede olan çocuklarına bakabilmek için, birçok işte çalışmaya başlamış. Ev ve iş derken annenin çocuklarına zaman ayıramaması, birçok sorunu da beraberinde getirmiş. Telefondaki arkadaşına babam beni çok okumayı istememe rağmen okutmadı. Ve bana sunulan hiçbir fırsatı değerlendirmeme izin vermedi. Şimdi okumuş olsaydım ve bu durumda olsaydım, çocuklarıma daha faydalı olacaktım, diye sitem ediyordu.

 

Çalışmak zorunda olan herkes için hayat ve iş stresi çok büyük sorun hepimiz biliyoruz. Yalnız şunu millet olarak idrak edemiyoruz. Ayrılmış, çocuklu anne ve babalarımızın sorumlulukları daha fazla zaten emin olun ki, hayat onları eğer bu raddeye getirmişse, inanın çok fazla kırgınlıkları endişeleri vardır.

 

Bir de iş ortamındaki anlayışsızlıklar net tavırlar onları daha da yoruyordur. İzin isteme konusunda bir anne veya baba düşünün. Çocuğunun hastalığında bile izin istemeye çekinirken, işten çıkarılma korkusunu bir türlü bitmeyen mesai saatlerini düşünün. Vicdandan yoksul işverenin tavırlarına ne demeli. Çalışma saatlerimiz böyle, herkes özel hayatını dışarıda bırakıp gelecek diye iğrenç tavırlarıyla hayatı iyice çekilmez bir hale sokuyorlar. Sonra baba dayanamadı intihar etti. Anne yapamadı, dayanamadı para ve rahat bir hayat için yakışık olmayan yollara başvurdu.

 

Yok böyle bir şey? Biz toplum olarak en önemlisi Müslüman bir ülke olarak yardıma ihtiyacı olan kardeşlerimize makarna değil, hayat şartlarında destek olmalıyız. İşe mi gitti komşunuz? Yaptığınız çorbadan bir kâse o çocuğunda da hakkı var, götürüp vereceğiz. Çocuğu mu hastalandı? İşveren iznin verip, onu gönül rahatlığıyla çocuğuna gönderecek ki, o ebebiyimde kafası rahat gidip gelecek. Aslında söylenecek çok söz var. Belki de sadece oturup düşünmemiz, güzel adımlar atmamız için ilk adım da olabilir saygılarımla?

 

ANLATAN KADIN.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —